• ertan
  • purple
  • burcu kizak

piskopat sığınma evi

piskopat sığınma evi
  • Home
  • Contact
  • Log in
  • July 2009
    Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
     << <   > >>
        1 2 3 4 5
    6 7 8 9 10 11 12
    13 14 15 16 17 18 19
    20 21 22 23 24 25 26
    27 28 29 30 31    
  • piskopat sığınma evi

    • Recently
    • Archives
    • Categories
    • Latest comments
  • Search

  • Kategoriler

    • All
    • İstanbul'da hayat
    • Rocker
    • filim
    • genel
    • hayvancıklar
    • kitap
    • web tasarımı
    • çiziktirik
  • XML Feeds

    • RSS 2.0: Posts, Comments
    • Atom: Posts, Comments
    • _rdf: Posts, Comments
    • _rss: Posts, Comments
    What is RSS?

Quentin Tarantino Yücedir! Death Proof Güzeldir!

By burku on Jun 28, 2009 | In filim | Send feedback »

Quentin Tarantino'ya Pulp Fiction'u izlediğimden beri hastayım.O filmi en az üç kere izlemişimdir. Şimdi sevdiğim diğer filmleri olan Rezervuar Köpekleri'nden veya Four Rooms (Man from Hollywood kısmı)dan değil de Death Proof'dan bahsederek bu adamı göklere çıkarmayı planlıyorum.

Death Proof'un sonlarına doğru Quentin Tarantino'nun müthiş bir sanatçı olduğunu ve zaman geçtikçe daha da iyiye gittiğini, daha güzel film yaptığını düşündüm. Sanatçı insanı diğerlerinden ayıran, yarattıklarının karakteristik olmasıdır zaten.

Eser sayısı arttıkça özellikleri daha da belirginleşiyor. Bu şu demek: adam bazı şeyleri seviyor, bunları kullanmaktan da zevk alıyor.

Tarantino'nun Death Proof'a bağlı olarak sevdiği ve kullandığı bazı şeyler ise şöyle...

--Lee karakterinin kıyafeti.. Sarı ve yanlarda siyah çizgileri var. Kill Bill'de Uma Thurman'ın giydiği renkler ve tarz..

--Tarantino'nun oynadığı karakterin söylediği "tasty beverage" (lezzetli içecek) lafını Four Rooms'daki Man From Hollywood'da yine Tarantino'nun oynadığı karakter ve Pulp Fiction'daki Samuel Jackson'un Jules karakteri de söylemektedir.

--Zoe Bell kendi dublörlüğünü yapmıştır. Kill Bill'de de Uma Thurman'ın dublörlüğünü yapmaktadır.

--İkinci bölümde kızların kafeteryadaki muhabbeti tek defada çekilmiş ve 7 dakika sürmüş.

--Red Apple sigaraları Tarantino'nun imzasıdır denilebilir.

--Filme eski ve yıpranmış görüntüsünü veren çizikler bilgisayarla değil elle yapılmış.

Bunun gibi filmle ilgili bir sürü ayrıntıyı İngilizce olmak suretiyle buradan edinebilirsiniz.

Pulp fiction'da ve Kill Bill'de hikayelerin çok önemli bölümlerinde intikam teması işlenmiştir. Death Proof'da da bu kokuyu yoğun olarak almak mümkün.

Tarantino'yu ne zaman görsem neşeleniyorum. Bu da başka bir ayrıntı..

Belki daha sonra en sevdiğim film olan Pulp Fiction hakkında da yazarım. Ama bu bölüme bir kıyak link eklemek istiyorum. Samuel Jackson'un dehasıdır. Bu sahneyi seyretmemiş bir insan tam olarak yaşıyor denemez hatta :)

Operation Walküre (2008) & Nazi Çılgınlığı

By burku on Jun 13, 2009 | In filim | Send feedback »

Hitler'e yapılan suikastı anlatan film.

Hitler Almanya'sıyla ilgili filmleri, belgeselleri izlediğim zaman çok şaşırıyorum. Koskoca milletin beyninin bir deli adam tarafından bu kadar başarılı şekilde yıkanması hayret verici. Dünyayı ele geçirmek istiyor ve etrafındaki insanlar ona tapıyor.

Ama bu tabiki benim fikrim. Yoksa bugün bile kitleleri her tür fikir doğrultusunda motive edebilmek mümkün. Yetenek meselesi...

Ve tabiki karşı gelen, dur demek isteyenlerin ortaya çıkması kaçınılmaz.

Ben bu suikastın belgeselini de izlemiş ve "tüh" demiştim. Film çok başarılı. Ne olacağını bildiğim halde gerildim, heyecanlandım. Stauffenberg'in yerinde olsam yapabilir miydim acaba diye düşündüm.

İnsan Hitler'e şanslı p.venk demekten kendini alamıyor. Adam ölmek bilmiyor yahu...

Hitler'in son günleri ve sığınaktaki ölümünün hikayesini anlatan Downfall -Der Untergang (2004) - filmini de izlemiştim. Propaganda bakanının karısı Magda Goebbels'in çocuklarını zehirleyişi de ayrı bir çıldırış hikayesiydi...

Sophie Scholl: The Final Days (2005)'i de bu toplu deliliğe karşı çıkanların başına neler gelebildiğini gösterdiği ve kişiyi derin streslere soktuğu için tavsiye ediyorum.

Walküre'ye geri dönersek, tanınmış, iyi oyuncular, güzel performanslar. Tom Cruise yaşlandıkça güzelleşen ve güzel filmlerde oynayan bir adam. (bkz. Son Samuray) Sağlam bir aktör daha söylemem gerekirse Underworld: Rise of the Lycans'daki Viktor'u hatırlayınız, o da var...

Walküre Wagner'in 1870'de yazdığı dört bölümden oluşan Der Ring des Nibelungen operasının ikincisi.

RichardWagner
Richard Wagner

Walküre - Valkyrie :
Valkür. İskandinav mitolojisinde Odin'in yardımcısı olan ve ata binen savaşçı bakire imiş. Savaşta kimin öleceğine karar verirlermiş. Öldükten sonra bu kahramanları Odin'in yönettiği Valhalla adlı katliam dehlizine getirirlermiş.
Daha ayrıntılı bilgi burada..

Wagner'i seven Hitler kendisi öldükten sonra ne yapılması gerektiğini anlatan Walküre adında bir operasyon hazırlatmış. Abiler suikast planını bu operasyon etrafında şekillendirmişler.

Ne yazık, bu çabayı gösteren adamları hiçkimse hatırlamıyor, Hitler'i ise unutmak imkansız!

Stauffenberg
1944'de Hitler'e suikast düzenleyen Claus von Stauffenberg

Mutluluğun resmini Abidin mi yapmış?

By burku on May 31, 2009 | In çiziktirik | Send feedback »

1913'de İstanbul'da doğup 1993'de Paris'de ölen bir solcumuz, şairimiz, ressamımız kendisi. Rusya'da sinema eğitimi görmüş. Paris'de Picasso'la arkadaşlığı olmuş, hatta resimleri de bir süre Picasso resimlerine benzemiş. Fransa, Cezayir, Amerika'da sergi açmış.

Şöyle resimleri var..

Ne Abidin Dino ne de Picasso'nun resimlerinden birşey anlamıyorum. Ben kalkıp böyle resimler yapsam "hadi len" derler bana eminim. Farklı bir çevre ve olgunluk gerektiriyor olmalı...Bilmem...

Ama asıl olay bu değil... Bir arkadaşım zırt pırt "Nazım Hikmet, Abidin Dino'ya bana mutluluğun resmini yapabilir misin? demiş, o da oturmuş bu resmi yapmış" deyip, aşağıdaki resmi gösterip dururdu. Ben de daha önce Abidin Dino'nun resimlerini görmediğim için bunu doğru zanneder, "vay anasını ne güzel resim, hakkaten çok mutlular" diye saf saf düşünürdüm.

Meğer alakası yokmuş :>> Böyle bir soru varmış ama sevgili Abidin bu soruya bir şiirle cevap vermiş, o şiirde de ancak dostu Nazım Hikmet'in memleketine dönebildiği zaman mutluluğun resmini yapabileceğini hatta bu resme tuval bile yetmeyeceğini anlatmaktaymış.

Birisi de nereden uydurduysa Dianne Dengel adındaki ressama ait olan bu resmi bulup bir de altına Abidin Dino yazıp ortalığa salmış bizim millet de inanmış.Hehehehehe...

Dianne Dengel'in çalışmalarını sitesinden görebilirsiniz. Gördüğünüzde anlayacaksınız ki kadıncağızın tüm resimleri birer mutluluk resmi :)

Enki Bilal Sergisi

By burku on May 17, 2009 | In İstanbul'da hayat | Send feedback »

Sergisi olmasaydı bu adamı tanımam gecikebilirdi. Bu da hoş olmazdı. Cehalet kötü, öğrenmek güzel.

Müthiş resimleri var. Ben bu resimleri ilk gördüğümde aklıma ilk gelen Kenan Yarar oldu. Ben onu tek zannediyordum... Meğer bir numara bambaşkaymış.;D

Azmettim ve bu sergiye sanattan anlayan bir arkadaşımla gittim. Onun yorumu, eserlerin biraz rasgele yerleştirilmiş olması, açıklama yazısında dünyanın gidişatıyla ilgili klişelerin bulunduğu ve çerçevelerde ışığı yansıtan cam kullanılmaması gerektiğiydi.

Ben ise ağzımdan salyalar akmakta olduğu için herhangi bir eleştiride bulunamadım. Ne çizimler, nasıl renkler, nasıl karakterler vay, vay, vay... Cennet gibiydi.. Taksim'de Yapı Kredi Sermet Çifter Salonu'nda 14 Haziran'a kadar görülebilir. Türk bir hayranı olan Cem Şerbetçi'nin çabalarıyla gerçekleştirilmiş. Sağolsun... Fotoğraflar çektim. Buyrun.

Köprü yolu

By burku on May 17, 2009 | In İstanbul'da hayat | Send feedback »

Marka ve dövme. (hakaret gibi)

Bu da marka ve slogan.

Kuralsız bir şehir...

İstanbul'da köprüyü geçmek sabır gerektirir."Köprüyü geçene kadar ayıya dayı de" evet bu kesinlikle uyulması gereken bir kural. Köprü yolu dediğimiz bir yol vardır. Orada 7 şerit ve milyonlarca araç bulunur.

Otobüs

Neden bilmem insanlar otobüse daha durağa gelmeden ve birbirlerini iterek biner. Kimsenin beklemeye tahammülü yoktur. Herkesin işi çok acildir ve herkes birbirinden nefret etmektedir. Herkes öne geçmek için bir diğerinin üzerine basmaya hazırdır ve herkes somurtmaktadır. Bu yüzden bazı otobüsler duraktan 20 metre ötede durur da durakta durmaz. Hatta durdurmaya çalışırsanız şoför suratınıza türükerecek gibi bakarak uzaklaşır oradan. Bu beni çok kızdırır.

Burada her gün ölme tehlikeniz vardır. Otobüs yolu boş buldu mu delice hızlara ulaşır. Ayaktaysanız iyice tutunmalısınız. Luna parka gitmeye gerek yok! Belediye otobüsü var!

Anlayamadığım bir nokta daha, otobüs şoförlerinin akbil satıyor olmasıdır. Otobüse bindiniz ama akbil, bilet hiçbirşeyiniz yok, sadece paranız var...Korkmayın, otobüs şöförünün size satacak akbili vardır! Hem bir ton insan dolusu arabayı sürüp hem de bozuk para arar sonra. Ne güzel... Tıpkı münübüsler gibi.

Minibüs

Minibüslerden bahsetmişken... Bir otomobil için trafikteki iki numaralı kabus belediye otobüsüyse, bir numara minibüstür. Minibüsler çılgın, umarsızdır. En müthiş numaralarıysa merkezi duraklarda otobüslerin önünde durarak devamlı kornaya basmalarıdır.

Taksi

Taksi İstanbul'da mesela İzmir'le karşılaştırıldığında çok ucuz. Çok kullanılıyor. Özel otomobillerin pek sevmediği, hatta kabus kategorisinde minibüsle bir numara için yarışacak bir araç olduğunu iddia edebilirim. Taksiler uyanık, girişken, meraklı ve hatta şakacı olabiliyor. Ama bir gün bir araç kullanacaksam onu bir taksici gibi kullanmak isterim. Teknikleri mükemmel :>>

Boğaziçi köprüsü : Yoğun
F.S.M köprüsü : Yoğun
Çamlıca : Yoğun

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 ... 20 >>
  • Yazılar

    • Quentin Tarantino Yücedir! Death Proof Güzeldir!
    • Operation Walküre (2008) & Nazi Çılgınlığı
    • Mutluluğun resmini Abidin mi yapmış?
    • Enki Bilal Sergisi
    • Köprü yolu
    • Editplus seven gider alır!
    • Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü (2005)
    • İstanbul'dan Manzaralar
    • Alice Cooper Dövmeleri
    • CSS3 bir kurtarıcı mı?
    • Alexander Supertramp kadar cesur olanlar bir adım öne çıksın!
    • Amsterdam Gezintisi
    • Tablolar neden kaka ?
    • 120
    • Her tarafa burnunu sokan Google !
    • İtalya Gezintisi - Bölüm 3
    • İtalya Gezintisi - Bölüm 2
    • Tekerlekli yeşil adam
    • İtalya Gezintisi - Bölüm 1
    • IE 8 Doğru yolda
powered by b2evolution

©2009 by admin | Contact | evoCamp skin | Credits: Blog Design | blog software | blog hosting | Francois