Bir kedi gördüm sanki...
By burku on Jul 6, 2008 | In hayvancıklar | Send feedback »
Geçenlerde bir arkadaşımın evine tesadüfen gelen yavru kediyle bana soracak bir sürü sorusu oldu. Ben de bizim adamı sokaktan aldığımız ilk günleri hatırladım. O sırada ne yapacağımı bilmiyor haldeydim. Ben de sorular soruyordum.
Bari dört buçuk yılda öğrendiklerimi aklıma geldiği kadarıyla yazayım. Aynı durumda olan birileri okursa faydalı olsun.
Kedilerin nankör olduğu düşüncesiyle yaşadım baya uzun bir süre. O zamanlar tüm hayvanların farklı davranışları olduğu ve insanla karşılaştırılmaması gerektiğini bilmiyordum. Bunu evinizde kendi türünüzden olmayan birileriyle yaşadığınız zaman öğreniyorsunuz.

Kedi nankör değildir.
Nankör olduğu fikri sanırım şundan dolayı yaygın : kediler tamamen evcilleşemez. Bu nedemek? Otur, kalk, terliğimi getir ulan gibi emirleri yerine getirmezler. Aptal olduğundan değil, başına buyruk olduğundandır. Evdeki bireydir, bu yüzden onun da ev üzerinde hakkı vardır. Hatta evi herkesten daha fazla sahiplenir.
"İran kedisi alacağım, siyam kedisi alacağım, onlar çok tatlı, hem çok uysal" gibi laflar çok sinirimi bozuyor. Kedi, kedidir kardeşim! Güzel görünen ve size ait bir şeyler istiyorsanız süs bitkisi alın, biblo alın. Tavsiyem şudur ki, sokakta tonla kedi var, sokaktan bir can kurtarın. Dükkandakileri zaten birileri mutlaka alıyor.
Eve kedi geldiği zaman ilk yapılacak şeyler, onu doktora götürmek, mama, kum ve tuvalet almaktır. Tuvaletlerin üzeri kapalı, kulübeye benzeyenlerini tercih edin. Ortalığa tuvaletlerini yapmaktan hoşlanmazlar. Tuvalet eğitimi vermenize gerek yok. Bizimkiler tereddütsüz tuvaletlerine girip yaptı.
Kediler temiz hayvanlardır. Tüyleri de dökülmese bal dök yala o derece...Devamlı kendilerini temizlerler. Kötü kokmazlar.
Arada bir pirelenebiliyorlar. Hele dışarı çıktıysa mutlaka pirelenir. Bunun çözümü kolaydır. Pet Shop denilen dükkanlardan veya doktordan boyun damlası alabilirsiniz. Doktora götürürseniz o da yapar. Ama kolaydır. Hayvanı tutup, yalayamadığı tek yer olan ensesine bu damlayı damlatmanız lazım. Yarım saat falan ensesini bir yerlere sürttürmemeye çalışın. Ertesi gün pire falan kalmaz. Bu arada onlardaki pireler insanlarda yaşamıyor. Üstünüze atlayıp bir iki ısırabilir ama sadece kedide yaşar, onun kanıyla beslenir. Damlanın amacı da içindeki maddenin deri yoluyla kana karışıp onu içen pireleri öldürmektir.
Aşıları için doktorla konuşmanız lazım. Dışarı çıkıyorsa, karmaydı, kuduzdu hepsini yaptırın derim. Evdeki herkesin sağlığı için üç ayda bir yapılan kist aşısı vardır. Bunu yaptırmadığınız zaman hayvan küçük beyaz kımıl kımıl kurtlara sahip olur. O kurtların tüylere yapışan yumurtalarını yutarsanız vücudunuzda kist olma olasılığı meydana gelir. Biz üç ayı tutturamayabiliyoruz ama kurt gördüğüm anda hemen doktora götürürüm, bunlar kediyi de rahatsız ediyor çünkü.
Kedinin karşısındakilerle iletişim kurarken olmazsa olmazı ısırmaktır. Nihayetinde avcı bir hayvan olduğu için ısırarak oyun oynar. İnsanların baya mağdur olduğu bir konu bu. Biz ısırılmaya alışık olmadığımız için canımız yanabiliyor
Bunun çözümü öncelikle evdeki kedi tekse yanına bir arkadaş getirmektir. Tek başına olan kediler çok sıkılırlar. Tek başına olan herkes çok sıkılır
Psikolojisi için iyi değil. O yüzden eve kedi alacaksanız en az iki tane almanız lazım. Onlar birbirleriyle takılır, oynar ve sizi değil birbirlerini ısırırlar. Sizi ısırdığı zaman da aşırı tepki göstermemelisiniz. Bunda hoşnut olmadığınızı normal bir şekilde gösterip dikkatini başka yere çekmeyi, ona başka bir oyun sunmayı denemelisiniz. Başka türlü asla vazgeçmez...
Diğer konuları daha sonra aklıma geldikçe yazacağım.
No feedback yet
Leave a comment
| « JUDAS PRIEST - 13 Temmuz 2008 - İstanbul | Def Leppard - WhiteSnake canlı canlı!! » |
