Category: İstanbul'da hayat
Enki Bilal Sergisi
By burku on May 17, 2009 | In İstanbul'da hayat | Send feedback »
Sergisi olmasaydı bu adamı tanımam gecikebilirdi. Bu da hoş olmazdı. Cehalet kötü, öğrenmek güzel.

Müthiş resimleri var. Ben bu resimleri ilk gördüğümde aklıma ilk gelen Kenan Yarar oldu. Ben onu tek zannediyordum... Meğer bir numara bambaşkaymış.
Azmettim ve bu sergiye sanattan anlayan bir arkadaşımla gittim. Onun yorumu, eserlerin biraz rasgele yerleştirilmiş olması, açıklama yazısında dünyanın gidişatıyla ilgili klişelerin bulunduğu ve çerçevelerde ışığı yansıtan cam kullanılmaması gerektiğiydi.
Ben ise ağzımdan salyalar akmakta olduğu için herhangi bir eleştiride bulunamadım. Ne çizimler, nasıl renkler, nasıl karakterler vay, vay, vay... Cennet gibiydi.. Taksim'de Yapı Kredi Sermet Çifter Salonu'nda 14 Haziran'a kadar görülebilir. Türk bir hayranı olan Cem Şerbetçi'nin çabalarıyla gerçekleştirilmiş. Sağolsun... Fotoğraflar çektim. Buyrun.




Köprü yolu
By burku on May 17, 2009 | In İstanbul'da hayat | Send feedback »
Marka ve dövme. (hakaret gibi)

Bu da marka ve slogan.

Kuralsız bir şehir...
İstanbul'da köprüyü geçmek sabır gerektirir."Köprüyü geçene kadar ayıya dayı de" evet bu kesinlikle uyulması gereken bir kural. Köprü yolu dediğimiz bir yol vardır. Orada 7 şerit ve milyonlarca araç bulunur.
Otobüs
Neden bilmem insanlar otobüse daha durağa gelmeden ve birbirlerini iterek biner. Kimsenin beklemeye tahammülü yoktur. Herkesin işi çok acildir ve herkes birbirinden nefret etmektedir. Herkes öne geçmek için bir diğerinin üzerine basmaya hazırdır ve herkes somurtmaktadır. Bu yüzden bazı otobüsler duraktan 20 metre ötede durur da durakta durmaz. Hatta durdurmaya çalışırsanız şoför suratınıza türükerecek gibi bakarak uzaklaşır oradan. Bu beni çok kızdırır.
Burada her gün ölme tehlikeniz vardır. Otobüs yolu boş buldu mu delice hızlara ulaşır. Ayaktaysanız iyice tutunmalısınız. Luna parka gitmeye gerek yok! Belediye otobüsü var!
Anlayamadığım bir nokta daha, otobüs şoförlerinin akbil satıyor olmasıdır. Otobüse bindiniz ama akbil, bilet hiçbirşeyiniz yok, sadece paranız var...Korkmayın, otobüs şöförünün size satacak akbili vardır! Hem bir ton insan dolusu arabayı sürüp hem de bozuk para arar sonra. Ne güzel... Tıpkı münübüsler gibi.
Minibüs
Minibüslerden bahsetmişken... Bir otomobil için trafikteki iki numaralı kabus belediye otobüsüyse, bir numara minibüstür. Minibüsler çılgın, umarsızdır. En müthiş numaralarıysa merkezi duraklarda otobüslerin önünde durarak devamlı kornaya basmalarıdır.
Taksi
Taksi İstanbul'da mesela İzmir'le karşılaştırıldığında çok ucuz. Çok kullanılıyor. Özel otomobillerin pek sevmediği, hatta kabus kategorisinde minibüsle bir numara için yarışacak bir araç olduğunu iddia edebilirim. Taksiler uyanık, girişken, meraklı ve hatta şakacı olabiliyor. Ama bir gün bir araç kullanacaksam onu bir taksici gibi kullanmak isterim. Teknikleri mükemmel ![]()
Boğaziçi köprüsü : Yoğun
F.S.M köprüsü : Yoğun
Çamlıca : Yoğun
İstanbul'dan Manzaralar
By burku on Apr 15, 2009 | In İstanbul'da hayat | Send feedback »
Çöpe karşı caydırıcı yöntemler.

Yemek üretiyorlar burada..

Çift katlı otobüsün ikinci katı. Neredeyse otobüse binerken terlik verecekler.

Uuu beybi

duvarlardan...
By burku on Jan 14, 2008 | In İstanbul'da hayat | Send feedback »

Duvar sanatı henüz geyik aşamasında ![]()

Sokaktan manzaralar
By burku on Aug 19, 2007 | In İstanbul'da hayat | Send feedback »
Makinayı çantada gezdirmenin faydaları bunlar.
İki durak arası kestiren adam:

Açık mekan reklamcığında çığır açacak bir adam:

Bu da başka bir usta, ama bu birebir temas kuruyor:

Başarılı bir isim seçimi:

