Burcu'nun Blogu

Web Arayüz , Resim, Heavy Metal, Sinema, Dövme vs.

 
« Bir kaplanın hikayesitisortzilla - Sigarama Karışma! »

Çalışma hayatı üzerine geyikler

Permalink 09/12/10 17:28, by burku, Categories: İstanbul'da hayat

İşe Girme

Bugün Bostancı'da yürürken Greenpeace elemanlarından biri geldi. "Akdeniz'de 4 sene sonra su kalmıcak.." falan dedi.
Ben de "biliyorum bunlardan bana satamazsın" vs. dedim. "Amacım satmak değil.." falan filan. Sonra uzaklaştı.

Oysa ki benden çok umutluydu. Deri ceketli, Nikon makinalı bir kız, Greenpeace'e destek vermekten başka ne isteyebilir ki!

Çocuğun suçu yok. İnandığı şeyleri savunmaya çalışıyor.

Neyse...

Birkaç ay önce görüştüğüm bir şirket için ben de aynı şekilde düşünmüştüm.

Benden ( kendimden ) başka ne isteyebilirler ki?...Görüşmeler harika geçti. Çok istediğim ve bana uygun olduğunu düşündüğüm bir şirketti. Referans vermeye kadar ilerledik. Ama sonra birşey oldu herhalde, olmadı...

"Meğer kız Greenpeace'e destek vermek istemiyormuş!" :)

Neden?

"Neden?" diye sorunca, "Bilmem, istemiyorum..." demiştim.

İş arama mevzularında, insan faktörünün, çok değişken sonuçlar getireceğini göz önünde bulundurmak zorundayız.

Zamanında bununla ilgili mutluluklar da hayal kırıklıkları da yaşadım.

Bu yüzden istediğimiz bir yerde işe girme ihtimalinizin her zaman %100 olmadığını kabul edelim.

Ekibe talip olanlarda ben ne aradım?

Benim de ekibimdeki kişilerde olmasını istediğim önemli özellikler vardır. Eski işyerimde görüşmelerde bu özellikleri arardım.

  • Kişi mutlaka ekibe uyum sağlayacak biri olmalıdır. İlk görüşte buna bakarım. "Bizim gibi" mi diye.
  • "Gözleri akıllı bakıyor mu?" diye bakarım.
  • "Olumlu biri mi?" diye bakarım.
  • "Araştırıcı mıdır, takipçi midir?", bu önemlidir.
  • Çok yönlü olmasını isterim. İlgilendiği, uğraştığı şeyler, hobileri olmalı.
  • ( Sadece blogunun tasarımına ve HTMLine bakarak ısrarla istediğim biri olmuştu. Birkaç yıl çok uyumlu şekilde çalıştık onunla.)
  • Tasarımcılarda hep HTML bilgisi aradım. Sayfa tasarımı yapacaksa iyi bilmedilir bence.

Greenpeace örneğine dönersek, elemanın yapışkan satışçı yaklaşımının, HTML bilmemekle aynı etkiyi yarattığını söyleyebiliriz.

Uzaktan alakalı not : Karşınızdakini ezmek veya küçük düşürmek yerine stresini azaltmayı tercih ederseniz görüşme çok daha verimli geçecektir.

Nasıl iş isteriz?

Parayı veren düdüğü çalıyor. Bunu biliyoruz. Parayı kazandıranın da çalacağı bir düdük olmalı. Alabilmek için önce verebilmek gerekli.

Kendi deneyimlerim, okuduklarım, araştırdıklarım üretimin yüksek seviyede olduğu ideal teknoloji şirketini çok basitçe şöyle tanımlıyor :

  • Fazla mesai beklentisi olmamalı. Mevcut sorumluluk duyguma güvenmeli.
  • En az normal bir yaşantı sürebileceğim kadar ve düzenli şekilde maaş vermeli.
  • Geliş-gidiş saatlerinde baskıcı olmamalı.
  • Çalışma saatlerinde çalışmama özgürlüğüm olmalı.
  • Herhangi bir siteye girmem engellenmemeli.
  • Mesai saatleri dışında, şirket dışında topluca etkinlikler yapmalı.
  • Mesai saatinde toplanılıp sohbet edilmeli. ( Happyhour deniyor sanırım. )
  • Sakin ve bana özel bir çalışma alanım olmalı. Açık ofis olmamalı.
  • Gün ışığı, gökyüzü ve mutlaka temiz hava olmalı.

Teknoloji alanında beyinleriyle çalışan kişilerin ortak ihtiyaçlarıdır aslında bunlar.

Bu istekleri göz ardı eden şirketler ise malesef gelişimden yoksun kalacak, farkında olmaksızın, sadece çalışma şartlarını
iyileştirerek sağlayacakları fayda ve kazançlar yerine kayıplar yaşayacaklardır.

Greenpeace'e destek vermek isteyen?:)

No feedback yet

Leave a comment


Your email address will not be revealed on this site.
(Line breaks become <br />)
(For my next comment on this site)
(Allow users to contact me through a message form -- Your email will not be revealed!)

Yazılar

XML Feeds

free blog tool

©2012 by admin

Contact | Help | Blog theme by Asevo | blog software | web hosting | monetize